21 Ekim 2013 Pazartesi

BULAŞIK MAKİNASI

uzun yolun kısası olmaz dedi adam. neden olmasın, yol bittiğinde, o an, olduğun yer, o an için olmak istediğin yerse eğer; uzun yol, uzun yada kısa, ne fark eder. bitmiştir. " Tanrı' ın yarattığı hiç bir şeyin sivri köşeleri yoktur." dedi biri. insanı da tanrı yaratmıştı oysa, ve bu cümleyi kuran kişi, yahut kurumsal kişi, bu kesinliği belirtilmiş cümleyi, benliğinde hissederek kuruyorsa, kendi sivri köşelerini de belirtmiş olmaz mı? neden olmasın.
 dokunma! dokunduğun her şey farkında olsan da olmasan da, sen oluyorsun. dokunmadıklarınla da. örneğin çişinle. en uzağındaki damla hala senden kopmuş değilse, senden olmadığını nasıl kanıtlayabilirsin? kanıtlamaya ihtiyaç duyma. duy yada duyma, ama var bir ses. bütünsel bir ses bu! duyuyorum. ve ayırt etmekte neyin nesi meşeyi kavaktan! 

  daha fazlasını istemenin sonu yok!  yağmurun daha fazlasını, güneşin daha fazlasını, insanın daha fazlasını, sevginin daha fazlasını. sevdiğin şeylerin daha fazlasını istemek demek, sevmediklerinin bir kılıç gibi bir bir girmesi demek gövdene.. bizim buralarda şöyle derler, " güçlü bir insanın istediği tek şey, daha fazla güçtür." güç olan istememek olsa bile bunu hazmetmenin zorluğu beyinsel olarak zor. fakat bedensel olarak hiç de acınası bir yapıda değilsen bu senin de hoşuna gider. ve gideceği varsa göreceği de vardır.

 "başkalarının ne hissettiğine müdehale etmediğin sürece özgürsün" dedi kadın. ne yani, beni sevmeyeni öldürmeyeyim mi? benim istediğim gibi olmayanı da mı seveyim. hayatı kıyasıya değil, doyasıya mı yaşayayım. olacak şey değil! olacak şey değil, göz yaşını görmek istemediğinden, bulutu ağlatıyor olmak, bir insan uğruna. ve uğruna yapılan her şey, insan için değil, insanın sevebileceği hissini göz önüne sermek, kendine armağan etmek içinmiş! haklı.

kördü adam! adam o kadar kördü ki, gören adamın görebildiği her şeyden kördü! ve göremedikleri üzerine yaşamak onun adına, umulmadık bir görüş alanı yaratıyordu. gören gözleri yaşartmayı iyi biliyordu; görmek ile uzaktan yakından alakadar bir ilişki içerisinde olan kendi öz benliğine, göremediklerine ait sesi.  ne kadar göremediyse, o kadar kördü. diğerlerinin göremediklerini kördü. ve diğerleri onun görebildiklerine kördü. iyi de kim kördü?

 Patikli Süvari



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder