4 Temmuz 2013 Perşembe

DEVRİME DUR DEDİ DARBE

"Devrim olmak zorundadır. Bu mecburidir. Devrim olmazsa ne olur? Olmaz. Devrim olmalıdır." diyordu insan. Ayaklanmalar sonucunda, Başka bir ülkenin dış işlerinden sorumlu iç çekişler bakanı şöyle dedi: "Ay bi durun elim ayağım birbirine dolandı."  evet, eli ayağı birbirine dolanmıştı, çünkü tam devrim olacakken, o evdeydi. Can sıkıntısından yahut başka baaazıı sebeplerden dolayı, pek sevdiği bilmem ne ülkesinin dış işlerinden sorumlu iç çekişler bakanına hamur açmakla meşkuldü.  Aslında ne yapacağını tam olarak bilmiyordu. Hamur kıvamına geldikten sonra hem pişi olabilirdi, hem de gevrek... acaba, bilmem ne ülkesinin dış işlerinden sorumlu iç çekişler bakanı hangisini daha çok seviyordu, pişi mi, yoksa gevrek mi? arayıp sorsa mıydı acaba? yok canım daha neler, daha neyi sevdiğini bile bilmiyor intibası bırakmak istemezdi. Hem o gerizekalı sekreteri yok muydu, onunla ağız dalaşına girecek zamanı yoktu. Tam o esnada telefon çaldı. Arayan pek sevgili dış işlerinden sorumlu iç çekişler bakanıydı. O'nu düşündüğünü hissetmiş olmalıydı. Hay Allah! elleri de hamurluydu.  Neyse açıverdi telefonu hamurlu elleriyle. Heyecanlıydı ahizenin diğer ucundaki adamın sesi. Ne dediğini bir türlü anlayamadı.
" Ay dur bişey aanlamadım sen iyisi mi bana vatsaptan yazın bakan bey"

Aradan bir dakika geçmeden mesaj geldi. mesajda şöyle yazıyordu..
" halkı sakinleştiremiyoruz, o yüzden bugün arayamadım! böyle devam ederse devrim olur diyo bizim enişte"
Şaşırmıştı, çok şaşkındı, elleri ayakları, bütün vücudu titremeye başlamıştı. ne yapacağını bilemiyordu. Oysa az önce ne de güzel hayaller kuruyor, hamur açıyordu. Şimdiyse çok sevdiği dış işlerinden sorumlu iç çekişler bakanı kaybedebilir, hatta onunla bir daha asla resmi görüşmeler yapamaya bilirdi.
Tam da an bir mesaj daha geldi "Eniştem diyo ki bu devrime ancak darbeyle dur denirmiş."
Enişte... bu bir lakap olmalıydı. acaba derin devlette miydi Enişte, ya da daha da...yok canım derin devlettir.
kafasına takılmıştı bu. Elleri kaşınmaya başladı. ani bir refleks ile ellerini savurunca köpeklerinden birine geldi. korkmuştu herkes, O da, köperler de... " Ay bi durun elim ayağım birbirine dolandı" diye bir hışımla odadan çıktı. hemen  mesaj gönderdi.
"Enişte' nin mesleği nedir?"
merakla beklemeye devam etti, farkında olmadan parmaklarındaki hamurları yedi. Nihayet mesaj gelmişti.
"Tornacı"
işler iyice karışmıştı. Tornacı'nın açılımı neydi acaba, neyin koduydu! neyse, bunları düşünecek zaman yoktu. Yakın zamanda Enişte ile de tanışırdı zaten. Hamurda bıraktığı yerde öylece duruyordu. acaba araya sıkıştırıp mesaj da sorsa mıydı, 'pişi mi seversin gevrek mi?" diye. Yok yok olmazdı. böyle gergin bir gecede, ayıp olurdu. hem Enişteye de sormak gerekirdi. Tüm bu düşünceleri bir kenarı bırakıp mesaj atmaya karar verdi sonunda.
"Bence de darbe yapın."

Patikli Süvari

5 yorum: