23 Haziran 2013 Pazar

SAHANDA AŞK

yalanın dibi düşer seni gördüğünde
en hakikatli doğrunun boynu bükülür...
gecenin gizemi duman olur, gizemin karıştığında geceye...

ve sabah, kahvaltıda yumurtanı yemeyi unuttuğundan olsa gerek, zihninde ayrıştıramadığın, içindeki eksiklik hissiyatı...

yüzsüz bir aşık adam kapını çalarken,
paralel zaman diliminde telefona bakman gerektiğinden,
densiz bir biçimde aşkı erteleyip, "kim o?" demek yerine
"Alo" demiş olmandan olabilir; gündüz dikkati burnuna çekip, gece; ağlamaktan şişmiş olan gözlerini kamufle etme çaresizliğin...

yine o gecelerden biri...
ve yine ellerinin arasında hüzünlerin...
haberler sana aşık olan bir adamdan bahsetmekte...
bu sefer kablosu kesilmiş -aheste aheste çalmaktan biçare- telefonların..
ani olmakla birlikte, kapı çalar...
pencereden,nefes nefese girer adam hayatına...
günü gelmiş bir çocuk gibi doğar güneş..
sonu gelmiş bir yaşam gibi artık yalnızlık...

günün sabahında iki kişilik hayat,
iki kişilik hayal, umut, ve mutluluk...
en güzeli;
her sabah, "sahanda aşk" tır  kahvaltılık...

Patikli Süvari

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder